İçselleştirilmiş damgalanma: Şizofreni ve diğer ruhsal bozukluklar

Ruhsal bozukluklar toplum tarafından damgalanmaktadır, özellikle şizofreninin en çok damgalanan ruhsal bozukluk olduğu çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Pek çok çalışmada toplumun gözündeki “ruhsal bozukluk” stereotipi “tehlikeli ve ne yapacağı belli olmaz” stereotipiyle eşleşmektedir. Toplum böylelikle bu kişilerden uzak durmaya meyillidir ve o noktada ayrımcılık, dışlama, damgalama başlar (Baysal, 2013). Yıldız ve arkadaşlarının (2012) çalışmasında ruhsal bozukluk tanısı almış bireylerin birlikte yaşadıkları aile üyelerinin de damgalayıcı olabildikleri saptanmıştır. Damgalama bu denli yakınımızda bile var olabiliyor.

Güncel literatürde yapısal, sosyal ve içselleştirilmiş olmak üzere üç tane damgalanma türü belirtilir. Yapısal damga sistemsel düzeyde, sosyal damgalama grup düzeyinde ve içselleştirilmiş damga ise bireysel düzeydedir (Baysal, 2013).

“İçselleştirilmiş damgalanma, bireyin toplumdaki olumsuz kalıp yargıları kendisi için kabullenmesi ve bunun sonucunda değersizlik, utanç gibi olumsuz duygularla kendisini toplumdan geri çekmesidir.” Yani içselleştirilmiş damgalanmada kişi kendi kendini damgalar aslında. Bu durum ruhsal bozukluk tanısı almayla başlar, kaynak kişinin kendisi olsa da çevrenin damgalama eğilimi etkisiyle artar. İçselleştirilmiş damgalanmaya sahip bireylerin yapısal ve sosyal damgalanma ile mücadele etmesi zorlaşır, benlik saygısı azalır. İş yaşamı ve sosyal ilişkilerden kendilerini geri çekerler (Baysal, 2013).

Kök ve Demir’in (2018) çalışmasında da diğer çalışmalarla benzer şekilde şizofreni veya bipolar tanısı almış olan eğitim düzeyi düşük katılımcılar içselleştirilmiş damgalamayı daha çok yaşamaktadırlar. Aynı zamanda köyde yaşayan katılımcıların kentte yaşayanlardan daha fazla içselleştirilmiş damgalama yaşadığı da bulunmuş; araştırmacılar bu durumu sosyokültürel düzey, köydeki sosyal ilişkilerin daha sıkı olması, kaynaklara erişim gibi faktörlerle açıklamışlar. Bu çalışmaya benzer şekilde Sarısoy ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada da şizofreni tanısı almış bireylerdeki içselleştirilmiş damgalama, bipolar tanısı almış bireylerdekinden yüksek bulunmuştur (Kök ve Demir, 2018).

Yapılan benzer çalışmalarda benlik saygısı düştükçe içselleştirilmiş damgalanmanın artığı bulunmuş. Bu çalışmada ise algılanan sosyal destek artıkça içselleştirilmiş damgalanmanın azaldığı bulunmuş. Kişinin yakın çevresinden gördüğü desteğin azalması toplum tarafından daha çok dışlanmış hissetmesine neden olabilir (Kök ve Demir, 2018).

Ruhsal bozukluk tanısı almış bireylerin çevreden maruz kaldığı damgalanmanın yanında kendi iç dünyalarında kendi kendilerine yaptıkları içselleştirilmiş damgalama ile mücadele etmeleri de gerekiyor gördüğümüz gibi. Ayrımcılık, dışlanma, damgalama gibi konular gerçekten insanlar için büyük stres faktörleri olabiliyor. Benim öznel fikrim şu: Bireysel olarak ruhsal bozukluklar hakkında okuyarak bilinçlenmek ve kendi kalıp yargılarımızın, ön yargılarımızın olabildiğince farkına varıp bunlarla baş etmek.

Kök ve Demir’e (2018) göre, kişilerin benlik saygısını ve algıladıkları sosyal desteği artırmak için çalışmalar yapılmalı. Özellikle eğitim düzeyi, aile bütünlüğü ve ekonomik durum konusunda dezavantajlı gruplar içselleştirilmiş damgalamayı daha çok yaşadığından onlar da desteklenmelidir. Yıldız ve arkadaşlarına (2012) göre ruhsal bozukluk tanısı almış kişilerin yetilerinin geliştirilmesi, kendilerini daha yetkin hissetmelerinin ve toplumla bütünleşmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Kaynaklar

Baysal, G. Ö. D. (2013). Damgalanma ve ruh sağlığı. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi, 22(2), 239-251.

Kök, H. ve Demir, S. (2018). Şizofreni ve bipolar bozukluğu olan hastalarda içselleştirilmiş damgalanma, benlik saygısı ve algılanan sosyal destek. Çukurova Medical Journal, 43(1), 114-122.

Yıldız, M., Özten, E., Işık, S., Özyıldırım, İ., Karayün, D., Cerit, C., ve Üçok, A. (2012). Şizofreni hastaları, hasta yakınları ve majör depresif bozukluk hastalarında kendini damgalama. Anatolian Journal of Psychiatry/Anadolu Psikiyatri Dergisi, 13(1).

Öne Çıkan Görsel: Globo.com

Yorum Bırak