Çocuğumun Haklarını Nasıl Koruyabilirim?

Fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimini henüz tamamlamamış bireylere çocuk denilmektedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşının altında olan bireyler çocuk olarak kabul edilmektedir (Karadoğan, 2019). Bütün çocukların doğuştan sahip olduğu hakları vardır, ancak çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimlerini yeterince tamamlayamamasından dolayı bu hakların çevresel faktörlere, çeşitli tehlikelere maruz kalma olasılığı yetişkinlere nazaran daha yüksektir (Güçlü, 2016; akt. Özel, 2023). 

Çocuk Hakları Nasıl Gelişti?

1-Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi

Dünya Savaşı’nın sonuna kadar, çocuk haklarını kapsayan herhangi bir bildirge uluslararası alanda yayımlanmamıştır. Bu durum 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi ile son bulmuştur. Bu bildirgeden önce çocuk haklarının korunmasına yönelik girişimler olmuştur ancak Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilmiştir. Çocuğun korunumu, eğitimi, gelişimi ve barış içerisinde yetişmesi gerektiğini savunan beş maddelik bildirge, bu alanda var olan ilk belge olma özelliği taşımaktadır (Akyüz, 2013; akt. Dirican, 2018). Bildirgeyi kabul eden ülkeler içerisinde  Türkiye de bulunmaktadır. 1928 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalanmıştır ( Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, 1999; akt. Kurt, 2016). Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra çocukların korunumu için önemli olan bu bildirge, ne yazık ki İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla geçerliliğini koruyamamıştır (Kurt, 2016).

2-Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi

Çocuk haklarının gelişimine yönelik süreçte önemli noktalardan bir tanesi ise Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’dir. 1959’da yayınlanan bu bildiri, 10 temel ilkeden oluşmaktaydı. İkinci Dünya Savaşı’na maruz kalan çocuklarda görülen etkiler göz önüne alınarak hazırlanan bu bildiri, çocuğun korunumu ve bakımına ilişkin konulara vurgu yapmaktadır (Ünal, 2001; Erbay, 2013; akt., Kurt, 2016). Bu bildirgenin ön sözünde yazılanlardan yola çıktığımızda çocuğun uygun şekilde yetiştirilmesi, korunması ve üstün yararı insanlığın ortak sorumluluğu olduğu vurgulanmaktadır (Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959; akt. Özel, 2023). Bu bildirgenin ardından Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesinin tamamlayıcılığını sağlayan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi hazırlanmıştır.               

3- Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi

Çocuk haklarını koruyan bu sözleşme çocuğun yaşamsal, gelişimsel, korunma ve katılım haklarını desteklemektedir. Yaşamsal haklar kısaca beslenme, barınma, tıbbi imkanlara erişimi gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasını savunur. Gelişimsel haklar çocuğun kendini maksimum düzeyde geliştirebilmesi için eğitim almasını, oyun oynamasını, dinlenmesini, din ve vicdan özgürlüğünü yaşamasını savunur . Korunma hakkı çocuğun istismar, ihmal ve sömürüden korunmasını savunurken; katılım hakkı ise çocuğun ailesinde ve toplumunda aktif rol üstlenmesini destekler (Uğurlu ve Gülsen, 2014). 20 Kasım 1989’da kabul edildiği için her 20 Kasım’da Dünya Çocuk Hakları Günü kutlanır.

Çocuk Hakları

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 4 Temel İlkesi

İlk ilke çocuğun yaşama ve gelişme hakkı ilkesidir. Çocuğun insan onuruna uygun standartlarda yaşaması gerektiğini,  beslenme, temiz su ve  tıbbi imkanlara erişime gibi haklara sahip olduğunun vurgusu yapılır. İkinci ilke ise ayrım gözetmeme ilkesidir. Çocuğu nesne olarak değil özne olarak kabul eden bu ilke, yaşı küçük olduğu için kendinden yaşça büyüklerin çocukları kendinden üstün görmesine karşı çıkmanın yanında çocukların kendi arasında da eşit olduğunu destekler. Üçüncü ilke çocuğun yüksek yararı ilkesidir. Çocuğun sadece kısa zaman içerisinde değil, gelecekte de toplumsal çevre içerisinde yararını gözetler. Bu noktada çocuğun yüksek yararının öznel olmadığı vurgusu yapılır çünkü çocuğun içinde bulunduğu kültür ya da toplum bahane edilerek çocuğun yüksek yararı görmezden gelinemez. Son ilke ise çocuğun görüşlerine saygı duyulması/katılım hakkı  ilkesidir. Bu ilkeye göre çocuklar evde, okulda ve toplumsal yaşamda fikirlerini söyleme, yorum yapma ve karar verme süreçlerinde var olma hakkına sahiptir (Turanlı, 2011).

Çocuk Hakları ve Ebeveynler

Bu hakların öğretilmesinde ve korunmasında ailenin rolü önemlidir, çünkü ebeveynler çocuğun gelişiminden sorumlu birinci kişilerdir. Bu yüzden ailelerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Bunlara geçmeden önce ebeveynlik tutumları hakkında kısa bir tanım yapmak gerekir. 

Ebeveynlik Stilleri Nedir?

Baumrind’in Ebeveynlik Stilleri modeline baktığımızda 4 tip ebeveynlik görürüz. Bunlardan ilki baskıcı ebeveyn tarzıdır. Çocuğun davranışları üzerinde ebeveynlerin aşırı kontrolü vardır ve çocuğa katı kurallar koymaktadırlar. İkincisi izin verici- ihmalkar ebeveynlik tarzıdır. Çocuğu aşırı derecede ihmal eden ebeveynlik tarzıdır. Çocuğun yaptığı her şeye kayıtsız kalır ve çocuğu dışlar. Üçüncü ebeveynlik tarzı ise izin verici-hoşgörülü ebeveynliktir. Çocuğun her türlü dürtü ve arzusuna izin verirler. Çocuğa konulmayan kurallar, çocuğun olgunlaşmasını engeller. Son ebeveynlik stili ise demokratik ebeveyn stilidir. Demokratik ebeveynlerin çocuklarına koydukları kurallar vardır. Çocuklarından bekledikleri belli şeyler mevcuttur ancak çocuğun özgürlük alanına saygı duyarlar. Çocuğun isteklerine duyarlıdırlar. Kısacası kontrolcü olsalar bile kısıtlayıcı  olmayan bir yaklaşım benimserler. Çocuklarıyla iletişime açıktırlar (Checa ve Abundis-Gutierrez, 2018).

Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Hakları 

Çocuk haklarını koruma ve tanıma konusunda en doğru ebeveynlik tarzı demokratik ebeveynliktir. Peki izin verici-hoşgörülü ebeveynlik tarzı neden buna pek uygun değildir? Bunun en büyük nedeni çocuğa aşırı derecede izin veren ebeveynlerin çocuğun korunması, gelişmesi gibi konularda açık yaratabilmesidir. Nasıl mı? Çocuğun günde on saat boyunca bilgisayar oyun oynadığını düşünelim. Teknik olarak oyun oynamak çocuğun hakkıdır. Bununla birlikte çocuğun her gün on saat bilgisayar oynamasına izin vermek/hoş görmek çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimine zarar verecektir. Bu yüzden çocuğun her istediği şeye izin vermek çocuk haklarının korunduğu anlamına gelmeyebilir.

Ebeveynler Ne Yapabilir?

Çocuklara eşit haklar sunmak, çocuğun fikrini rahatça söyleyebilmesi için uygun bir ortam, sevgi ve hoşgörü sunmak gerekir (Kulaksızoğlu, 2003; akt., Dinç, 2015). Çocuğa demokratik davranışları öğretmek ve uygulamak, baskıcı olmaktan kaçınmak ve karar alma sürecinde çocuğun görüşlerini alarak çocuğa katılım olanağı sağlamak önemlidir (Yeşil, 2002; akt., Dinç, 2015). Çocuğa seçme hakkı sunarken ya da ona sorumluluk verirken çocuğun sınırlarını bilmek, bu sınırlara saygı duymak ve bu sınırların ötesinde sorumluluk vermemek dikkat edilmesi gereken bir durumdur (Altınköprü, 2000; akt., Dinç, 2015). Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise her çocuğun farklı özellikleri olabileceğini unutmamaktır. Örneğin aynı topluluğun içerisindeki çocuklar birbirine benzeyebilirler ancak her birey gibi onlarda birbirinden farklıdır. Onları bir kalıba sokmamak ve potansiyellerini gerçekleştirebilecek zemin hazırlamaya dikkat etmek gerekir. Bunlara ek olarak ebeveynler iş birliğinden ve destek almaktan kaçınmamalıdır. Ebeveynlerin çocuk haklarına uygun davranabilmesi için öğretmenlerden/uzmanlardan yardım alması gayet olağan bir durumdur (Dinç, 2015).

Ebeveynler Neden Çocuk Haklarını Önemsemeli?

Çocuk hakları erken dönemlerde çocuklara öğretilmesi, çocukların ilerleyen zamanlarda kendi haklarının farkında olmasını sağlar. Ayrıca kendi haklarını savunabilmelerini de destekler. Çeşitli programlar ve etkinliklerle bu haklar çocuklara öğretmenler aracılığıyla öğretilebilir. Çocuklar, sözleşmede yer alan maddeleri/kelimeleri anlayamadıkları zaman metinler öğretmenler tarafından açıklanabilir (Özmen, 2010; akt. Özmen ve Yalçın, 2011).

 

Bu yazı ilginizi çektiyse daha fazla yazımıza buradan ulaşabilirsiniz!

 

Kaynaklar

Checa, P. ve Abundis-Gutierrez, A. (2018). Parenting styles, academic achievement and the influence of culture. Psychology and Psychotherapy: Research Study, 1(4), 1-3.

Dinç, B. (2015). Okulöncesi eğitim kurumuna devam eden çocukların ebeveynlerinin çocuk hakları eğitimi konusundaki görüşleri. Eğitimde Nitel Araştırmalar Dergisi, 3(1), 7-25.

Dirican, R. (2018). Tarihi süreçte çocukluk ve çocuk hakları. Çocuk ve Gelişim Dergisi, 2(2), 51-62.

Karadoğan, U. C. (2019). “Çocuk ve Çocukluk” Kavramının Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi. Çocuk ve Medeniyet, 4(7), 195-226.

Kösesoy, E. (2019). Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi çerçevesinde çocuğun ihmal ve istismardan korunma hakkı. (Yüksek Lisans Tezi).

Kurt, S. (2016).  Çocuk haklarına ilişkin temel uluslararası belgeler ve Türkiye uygulaması. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, (36).

Özel,C. (2023). Ebeveynlerin çocuk haklarına yönelik tutumları ile çocuk haklarını uygulama düzeyleri ilişkisinin incelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi).

Özmen, S. K., ve Yalçın, T. (2011). İlköğretim öğrencilerine yönelik çocuk hakları eğitimi. Yetişkin Bildirileri Kitabı, 285.

Uğurlu, Z., ve Gülsen, I. (2014). Çocuk hakları ve hukuki bağlamda çocuğun ihmal ve istismarda korunması. Uluslararası Sosyal ve Eğitim Bilimleri Dergisi, 1(1), 1-24.

Turanlı, K. (2011). Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi çerçevesinde çocuğun ekonomik sömürüden korunma hakkı. (Doktora tezi). Anadolu Üniversitesi.

Kapak Görseli: Pinterest

İlk Görsel: Pinterest

İkinci Görsel: Pinterest

 

Editör: Rana Çevik

Yorum Bırak