Süfrajet Hareketi: Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı

Fransız Devrimi’nden sonra toplumun siyasete katılmasıyla vatandaşlık kavramı; eşitlik, adalet ve özgürlük kuralları çerçevesinde şekillenmiştir. Demokrasi, uzun mücadeleler sonucunda halkın toplumsal ve ekonomik durumdan bağımsız olarak yönetimde söz sahibi olmasına vesile oldu. Fakat bu eşitlikçi yaklaşım başlangıçta sadece erkekler için geçerliydi. Kadının siyasetteki konumu genel anlamda diğer her alanda olduğu gibi kendi seçimlerinden ziyade ona sunulan imkanların içerisinde görünmez bir yaşam sürmekti. 1. dalga kadın hareketlerine kadar da kadın kendi denetiminde olmayan bir toplumun parçası olmaya devam etti. Fakat Fransız Devrimi’nin getirilerinden sonra kısa bir zaman içerisinde kadınlar bu siyasal dışlanmaya baş kaldırmış, seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere eğitim ve çalışma hakkı gibi temel haklar için eylemler gerçekleştirmiştir. Süfrajet hareketi de bu ayaklanmaların en bilinenlerindendir.

Süfrajet Hareketi

Süfraj ya da süfrajet hareketi, 20. yüzyılın başlarında ABD ve Birleşik Krallık ’ta az çok organize olmuş kadın hakları savunucuları tarafından kadınların seçme ve seçilme hakları için yapılan pasif direniştir.  Süfraj kelimesi, etimolojisine bakıldığında Latince oy anlamına gelen “suffragium” kelimesinden türemiştir ve oy kullanma/seçme hakkı anlamlarına gelmektedir. Süfrajet hareketi ağırlıklı olarak orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülmüştür. Süfrajetler Britanya’da bulaşıcı hastalıklar yasası olan Contagious Diseases Acts’ın (CD Acts) karşıtlarından meydana gelmiştir.

CD Acts’e göre silahlı kuvvetlerdeki cinsel yollarla bulaşan hastalıkları tespit etmek için bir komite kurulmuştur. Bu komitenin aldığı kararlara göre polis memurlarının belirli limanlarda veya askeri kasabalarda fahişe olduğundan şüphelendiği kadınları tutuklamasına izin veriliyordu. Fuhuşa dair gerçek bir delil olmasa bile polisler kadınları tutuklayabiliyordu ve tutuklanan kadınlar zorunlu fiziksel muayeneye tabi tutuluyordu. Eğer bir enfeksiyon söz konusu ise kadınlar iyileşesiye veya cezası tamamlanana kadar kilitli hastanelerde tutulmaktaydı. Fahişelere sık sık gitmesinden şüphelenilen polisler için böyle bir tutuklanma söz konusu değildi. Yasa, askeri güçler için bir tehdit oluşturduğundan dolayı cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve askeri üslere yakın kasabalarda yaşayan fahişelere karşı sert bir tutum sergilemeyi amaçlamıştır. Başlarda sadece askeri üslerin yakınlarındaki kasabalarda uygulanan yasa 1869’da on sekiz “tabii bölgeyi” kapsayacak şekilde genişletilmiştir. 1864’te enfekte olmuş kadınlar kilitli hastanelerde üç ay kalırken 1869’da bu süre bir yıla kadar uzatılmıştır.

Kadınların gerçek bir delil olmadan sadece polisin takdirine bırakılarak tutuklanması, erkeklerin tutuklanma ya da zorunlu muayeneye tabi tutulmaması, suçsuz birçok işçi sınıfı kadının bu yasadan etkilenmesi kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik tartışmalarını ateşlemiştir. Bu yasa, kadınların kendi hak ve özgürlüklerini savunmak için örgütlenmelerine sebep olan ilk siyasi meselelerden biri haline gelmiştir.

Süfrajet Protestoları

Süfrajetler protestolarını başlarda yürüyüşler yapmak, bildiri dağıtmak ve halka açık konuşmalar yapmak gibi yöntemlerle gerçekleştirmekteydiler. Ayrıca kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğe neden olan bazı tabular vardı. Süfrajetler bu konulara dikkat çekmek için eylemler yapmaktaydı. Örneğin kamu alanlarında sigara içmek sadece erkeklere verilen bir ayrıcalıktı ve kadınlar için bir tabuydu. Kadınlar bu tabuyu yıkmak için kamu alanlarında sigara içmeye başladılar.  Eylemlerin etkililiğini arttırmak ve verilen mücadelenin sokakta devam etmesini sağlamak için 1903’te Kadınların Sosyal ve Siyasi Birliği (Women’s Social and Political Union, WSPU) adında bir örgüt kuruldu. Bu örgüt, süfrajet hareketi için de önemli bir isim haline gelmiş ünlü aktivist Emmeline Pankhurst tarafından kurulmuştur. Başlarda yaptıkları şiddet dışı eylemlerle hükümetten istediklerini alamayan süfrajetler, WSPU’nun kurulmasıyla daha radikal bir tavır sergilemiştir. Mücadelenin görünürlüğünü arttırmak için de “söz değil eylem” ilkesiyle doğrudan eylem yapmaya başlamışlardır.

Sokaklarda açlık grevi yapmak, kendilerini parmaklıklara ve meydanlara zincirlemek, duvarlara sloganlar yazmak, boş binaları ateşe vermek ve bombalı saldırılar düzenlemek bu eylemlerden bazılarıydı. Kadınlara kendilerinin polislerden korumaları için ,polislerin de kullandığı, Jiu-Jitsu sporu öğretilmekteydi. The Bodyguards adında güçlü kadınlardan oluşan bir örgüt kuruldu. Örgüt kadınlara yönelik fiziksel şiddete yanıt olarak eylemlerde polislere saldırıyor, polisin saldırı ve tutuklamalarını engelliyorlardı.  Yapılan eylemler bununla da kalmadı. O dönem intiharıyla dikkat çeken Emily Davison hareketin tarihe geçen isimlerinden biri olmuştur. 1913 yılında Davison düzenlenen Kraliyet yarışında Birleşik Krallık Hükümdarı V. George’un atının önüne atlayarak intihar etmiştir. Tüm bu eylemler harekete Süfrajet adının verilmesindeki sebep olmuştur. Kelime oy kullanma anlamına gelen “suffrage” kelimesine küçümseme anlamı katan “ette” eki getirilerek elde edilmiştir. Bu kelime ilk olarak 1906 yılında Britanyalı bir gazeteci tarafından kadınların mücadelesini aşağılamak ve dalga geçmek için “oy hakkı militancıkları” anlamında kullanılmıştır.

Tutuklanmalar

Yapılan şiddetli eylemle sonucunda birçok kadın tutuklandı. Fakat hapishanelerde de eylemlere ve açlık grevlerine devam ettiler. Hapishane yönetimi açlık grevi nedeniyle sorun yaşanmaması için önlem almaya çalıştı. Açlık grevindeki kadınların ağzına boru sokarak zorla beslemeye çalıştılar. Bu bağlamda çıkarılan bir başka yasa çok tepki topladı. Cat and Mouse Acts yasası kapsamında grevdeki kadınlardan sağlık sorunu olanları serbest bırakıp iyileştikleri zaman tekrar tutukluyorlardı. Bu yasa adından da anlaşılacağı üzere kadınlarla tıpkı kedinin fareyle oynaması gibi oynayıp mücadeleyi kırmak için tasarlanmıştır. Fakat Emmeline Pankhurst ve Georgina Brackenbury gibi WSPU üyeleri sayesinde tekrar tutuklamalarda büyük sorunlar çıkmıştı. Hükümet de bu nedenle prestij ve oy kaybetmiştir.

Seçme ve Seçilme Hakkının Elde Edilmesi

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla protestolara ara veren süfrajetler savaştan sonra haklarını savunmaya devam ettiler. Savaş nedeniyle oluşan işçi eksikliği özellikle Avrupa’da kadınların kamusal işlerde yer almasına vesile oldu. Varlığı güçlenen kadınlar uzun uğraşlar sonucu 1918 yılında ilk başarılarını elde ettiler. O yıl İngiltere’de 30 yaş üstü ve belli miktarda mal varlığına sahip kadınlar kademeli olarak oy kullanma hakkına kavuştular. 1928 yılında ise kadınlarda nihayet erkeklerle gibi seçme ve seçilme haklarına sahip oldular. 20. yüzyıla damgasını vuran Süfrajet hareketi kadın örgütlenmesi ve kadın hakları için önemli bir mücadelenin ötesinde feminizm hareketine ilham olmuş ve birçok ülkede kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasına vesile olmuştur.

Ülkemizde ise 1930 yılında kadınlar belediye seçimlerine katılma daha sonra köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclislerine seçilme hakkına sahip oldu. 5 Aralık 1934’te ise milletvekili seçme ve seçilme haklarını elde ettiler. Günümüzde 28. Dönem Parlementosunda 121 kadın milletvekili görev yapmaktadır. Önceki dönem 100 kadın milletvekili görev yapmaktaydı.  Her ne kadar günden güne kadın milletvekili sayısı artsa da kadın temsil oranı hala %50’nin çok altında kalmaktadır. Şu an seçme ve seçilme hakkına sahip bir kadın olarak tarihte bu uğurda mücadele eden kadınları ve bizlere bu hakkı kazandıran Atatürk’ü anmadan, minnet duymadan geçemiyorum. 

 

Son olarak kadın haklarının kazanımını ele alan ve Süfrajet hareketinde yaşanmış olayları ve karakterleri işleyen 2015 yapımı “Diren! ” filmine de göz atmayı unutmayın.

Diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

Kaynaklar

Ataman, Ö. (2022). The Suffragette Movement: Through Anguish and Resolution Emancipation Was Achieved. SineFilozofi7, 285-299.

O’Connor, S. D. (1996). History of the women’s suffrage movement, the. Vand. L. Rev.49, 657.

Öne Çıkan Görsel: Hips.hearstapps.com

Görsel1: Dw.com

Görsel2: Amazon.com.tr

Görsel3: Pinterest.com

Görsel4: Dunyalilar.org

Görsel5: Amazon.com.tr

Görsel6: Medium.com

Görsel7: Beyazperde.com

Editör: Gülbin Daldal

Yorum Bırak