Cinsiyet Ayrımcılığı: Eşitsizlik Çocuklukta Başlar

Dünyanın birçok farklı yerinde ve ülkemizde, cinsiyeti kadın ya da erkek olsun, küçük çocuklar eşitsizliklerle karşılaşmaktadır. Ne yazık ki bu eşitsizlik, toplumun en temel ve en önemli yapısı olan aile içerisinde başlamaktadır. Bu eşitsizliğe ek olarak toplumlarda cinsiyet ayrımcılığı da gözle görülür derecede gözlemlenmektedir. Cinsiyet üzerinden oluşan bu dengesizlik oldukça tehlikeli bir şekilde çocuklukta başlamakta ve dünya üzerindeki çocukların, özellikle kadınların gelişimini ve gelecek ideallerini kısıtlamaktadır. 

Kadınlar üzerindeki bu vurgunun önemini belirtmek adına sizinle bir araştırmanın sonucu paylaşmak isteriz. 

Dünya genelinde yürütülmüş bu çalışmada 15-19 yaş arasındaki dört kadından birinin; erkeklerle karşılaştırıldığında, her 10 erkekten birinin ya işsiz ya da eğitimsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu ciddi bir fark gibi gözüküyor. 

Peki nedir bu cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığı ?

Cinsiyet ayrımcılığını kısaca açıklarsak; cinsiyete dayalı her türlü ayrıcalık ve öncelik de dahil olmak üzere uygulanan eşitsiz muamelelerdir. 

Cinsiyet eşitsizliği ise en temel insan hakkı olmasına rağmen her cinsiyet temelinde birisinin diğeri üzerinde sürekli bir şekilde öneme ve üstünlüğe sahip olmasıdır. 

Açıkladığımız bu iki terim ayrık gözükse de ortak bir noktada kesişir: Cinsiyet eşitliği temel bir insan hakkıdır fakat bu hak yine cinsiyete dayalı ayrımcılıktan dolayı ihlal edilmektedir.

Cinsiyet eşitsizliği neden kaynaklanıyor, sebepleri neler? 

Son yıllarda dünya genelinde bu soruna çözüm getirmek amacıyla çeşitli çalışmalar uygulansa da bu kadar köklü bir probleme çözüm üretmek kolay olmamaktadır. Fakat bahsi geçen eşitsizlik ve ayrımcılığın nedenlerinin farkına varabilirsek, bu sorunların önlenebilirliği artacaktır. Biz de bunun için sizlere temel birkaç nedeni derledik. 

  • Yasal Koruma Yoksunluğu

Kadınların yasal korumaya sahip olamaması onların özgürce yaşamasına ve gelişmesine büyük bir darbe vuruyor. World Bank’ın yürüttüğü bir araştırmaya göre bir milyar kadından fazla kişinin aile içi cinsel ya da ekonomik şiddete karşı yasal bir koruması bulunmuyor. Ayrıca kendi toplumumuzda da oldukça sık bir şekilde karşılaştığımız okul, iş yeri veya toplum içerisinde meydana gelen tacizler konusunda da birçok ülke kadınlar için yeterli yasal korumaya sahip değildir. Bu nedenlere bağlı olarak erkeklerin aksine kadınlar ne yazık ki hedeflerini ve amaçlarını hatta bazen ihtiyaçlarını limitlemek durumunda kalıyor. 

 

  • İş Ayrımcılığı 

Cinsiyet eşitsizliğine yol açan sorunlardan birisi de istihdam içerisindeki eşitsiz iş bölümüdür. Belki okuyucularımızın bile karşı karşıya kalmış olabileceği bir durumdur bu çünkü birçok toplumda erkeklerin belirli işleri kadınlara göre çok daha iyi yapabileceği konusunda ortak kalıplaşmış düşünceler vardır. Şaşırtıcı olmamalı ki bu işler genellikle getirisi yüksek olanlardır. Peki bu ayrım neye yol açıyor? Üzücü bir şekilde kadınların daha düşük gelir elde etmesine yol açıyor. 

Çoğunluk bu ayrımın sadece kadınları etkilediğini düşünür fakat iş ayrımcılığı konusunda erkekler üzerinde de sorunlar vardır. Buna örnek verecek olursak, bazı toplumlarda görülen, geleneğin getirdiği bir anlayış diye düşünebiliriz. Belirli mesleklerde erkekler değil kadınlar tercih edilir. Örneğin; kadın doğum uzmanı veya bir jinekolog özellikle kadın tercih edilebilmektedir. Ama mesleklerin cinsiyeti yoktur, insanlar bu tür ayrımlardan vazgeçmelidir. 

 

  • Eğitime Erişimde Eşitsizlik

Toplumların son yıllardaki gelişimine rağmen dünyada hala eğitime, kadınların erkeklere göre daha az erişimi var. 15-24 yaş arasındaki kadınlar ilkokulu bitiremiyor. Bu insanların yarısından fazlasının temel eğitimlerini bitiremediklerini gösteriyor. Eğer kadınlar erkeklerle eşit düzeyde eğitilmez ise gelecekte bunun olumsuz getirileri olacaktır. 

Cinsiyet ayrımcılığı çocuklukta başlar dedik, peki bu nasıl olur?

Aile, çocukların cinsiyet rolleriyle tanıştığı ilk yerdir. Bu yüzden ebeveynler tarafından sergilenen davranışlar çocukların yetişirken ne tür bir düşünce yapısına sahip olacağını büyük oranda etkilemektedir. Bebekler doğar doğmaz bir cinsiyetle adlandırılıyorlar. Buna göre cinsiyetine yönelik olarak davranılıyor ve ondan da toplumdaki baskın cinsiyete uygun şekilde davranışlarını şekillendirmesi bekleniyor. Eğitimdeki sahip olunan genel ayrımın temelinde erkeklerin mesleğini kazanıp aileye bir kazanç getirmesi, kadınların ise evlenip gidecek olması yatmaktadır. Buna ek olarak evlilikte olan kalıp düşünce ise kadın erkeğin ailesine katılır fakat bu iki insanın yeni bir aile kurması olarak adlandırılmalıdır. 

 

 

Kaynak

What is gender inequality and discrimaniton? (https://www.savethechildren.org/us/charity-stories/how-gender-discrimination-impacts-boys-and-girls)

 

Gender Equality. (https://www.unicef.org/gender-equality)

 

10 Causes of Gender Inequality.

(https://www.humanrightscareers.com/issues/causes-gender-inequality/)

 

Why Gender Inequality Often Starts at Home?

(https://stories.plancanada.ca/why-gender-inequality-starts-at-home/)

 

Öne Çıkan Görsel: freepik.com

Görsel 1: freepik.com

Görsel 2: behance.net

Görsel 3: pinterest.com

Görsel 4: illustrationdaily.com

Görsel 5: theguardian.com

Yorum Bırak