İlk Cinsel Deneyim

Cinsellik esnasında bedenimiz

Pelvik Taban

 

Pelvik taban, pelvisin tabanını kaplayan kas ve bağ dokusundan oluşan bir tabakadır. Bu kaslar birlikte pelvik organları destekler, mesaneyi ve bağırsağı kontrol eder ve kor stabilitesine katkıda bulunur. Ayrıca pelvik taban kaslarının, cinsel fonksiyonda da rolü vardır.

 

Pelvik taban kaslarını istemli bir şekilde kasmak (sıkıp-bırakmak), cinsel duyum ve uyarılmaya katkı sağlar. Günlük hayatta bu kaslar gevşer, cinsel uyarı sırasında ise kas gerginliği artar.

 

Orgazm sırasında pelvik taban kasları istemsiz ve ritmik olarak kasılır. Orgazm deneyimi kas kasılmalarının kuvvetine bağlıdır, dolayısıyla iyi eğitilmiş bir pelvik taban daha yoğun bir cinsel deneyim yaşayabilir.

 

Klitoris

Klitoris, üreme sisteminin parçası olan bir cinsel organdır. Erojen (uyarılabilen) bir organ olarak bilinir, bu da cinsel zevkte önemli bir rol oynadığı anlamına gelir.

 

● Tüm cinsel organlar arasında, amacı sadece haz almak ve uyarılmak olan tek organdır.
● 10 binden fazla sinir ucu bulunur!
● Görünenin aksine aslında vücudun içinde oturan büyük bir organdır.

(ortalama 12 cm kadar)

Cinsel Yanıt Süreci Nedir?

1966’da William Masters ve Virginia Johnson dört aşamalı bir “doğrusal” insan modeli önerdiler. Bu modelde 10.000 katılımcının cinsel yanıt sürecinde oluşan fizyolojik değişiklikler kaydedildi. Veriler sonucunda, birbirini takip eden 4 aşama belirlediler.

 

Arzu/Heyecan, Plato, Orgazm, Çözülme

Cinsel yanıt süreci ya da cinsel yanıt döngüsü, kişinin cinsel olarak uyarıldığı fiziksel ve duygusal aktiviteleri içeren döngüye verilen isimdir. Bu aktiviteler bireysel ya da partnerle birlikte olabilir. Bireyin kendi cinsel yanıt sürecini tanıması ve anlaması döngünün her aşamasında vücudunu daha yakından tanımasını sağlar. Cinsellik deneyimini geliştirebilir, mental ve fiziksel olarak oluşan soru işaretlerini ortadan kaldırabilir.

Cinsel yanıt döngüsü için birkaç farklı model bulunmaktadır. Burada gözden geçireceğimiz model, en yaygın kullanılan şemayı içerir.

 

Her cinsel kimlik bu aşamaları yaşayabilir, ancak zamanlama farklı olabilir. Örneğin her iki partnerin de aynı anda orgazma ulaşması pek olası değildir. Ayrıca her aşamadaki tepkilerin yoğunluğu ve sonraki aşamaya geçiş süreci de kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu sırayla cinsel tepki aşamalarından geçmemek, bir aşamanın diğerinden daha uzun sürmesi gibi durumların değişkenliği tamamen bireysel ve normaldir. Cinsel aktivitenin farklı aşamalarında çeşitli fizyolojik değişiklikler meydana gelebilir. Bireyler bu değişikliklerin bazılarını, tümünü veya hiçbirini deneyimleyebilirler.

Faz 1: Arzu

Bu aşama birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir ve aşağıdakilerden herhangi birini

içerebilir:

● Kas gerilimi artar.
● Kalp atış hızı artar ve solunum hızlanır.
● Cilt kızarabilir
● Genital bölgelere kan akışı artar, vajinal lubrikasyonbaşlayabilir.

Herkesin cinsel deneyimi farklıdır. Bazıları yukarıdaki değişiklikleri tutarlı bir şekilde deneyimlemeyebilir. Bazı durumlarda arzu aşaması uyarımdan sonra gelebilir

 

Faz 2: Plato

İlk aşamada başlayan değişiklikler devam eder ve yoğunlaşır. Orgazmın eşiğine kadar uzanan bu aşamanın genel özellikleri şunları içerir:

● Vajina, artan kan akışından dolayı şişmeye devam eder, klitoris yapısı hassaslaşır.
● Solunum, kalp atış hızı ve kan basıncı artmaya devam eder.
● Kas spazmları ayaklarda, yüzde ve ellerde başlayabilir.
● Kaslardaki gerilim artar.

 

Faz 3: Orgazm

Bu aşama, cinsel tepki döngüsünün doruk noktasıdır. Diğer aşamalara göre en kısa süren aşamadır ve genellikle sadece birkaç saniye sürer. Bu aşamanın genel özellikleri şunları içerir:

● Kaslarda istemsiz kasılmalar başlar.
● Kan basıncı, kalp atış hızı ve solunum en yüksek seviyelerindedir ve hızlı bir oksijen alımı gerçekleşir.
● Cinsel gerilim ani, güçlü bir şekilde serbest kalır.
● Vajina kasları kasılır. Rahim de ritmik kasılmalar geçirebilir.

 

Faz 4: Çözülme

Bu aşamada, vücut yavaşça normal işlevine döner ve vücut parçaları önceki boyutlarına geri döner. Çözülme fazında genel bir iyilik hali ve bazen yorgunluk belirtileri oluşabilir.

 

Vulvası olan bireyler, ek cinsel uyarı ile hızlı bir şekilde orgazm aşamasına geri dönebilir ve birden fazla orgazm yaşayabilirler. Art arda orgazm olabilen tek cinsel organ vulvadır, penis yapısının tekrar orgazm olabilmesi için zamana ihtiyacı vardır.

 

İlk cinsel ilişki

 

Gençler için ilk cinsel ilişki genellikle kritik ve hayat boyu cinsel davranışları etkileyebilen bir yaşam olayıdır. Cinsel olarak etkin olan birçok genç ilk cinsel ilişki deneyimlerini erken yaşlarda, sıklıkla yetersiz cinsel bilgi ile yaşar. Gençlerin bu konuda yeterince bilgiye sahip olmaması ve yaşanan erken ve korunmasız cinsel ilişki, onları başta cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve planlanmamış gebelik olmak üzere sağlıkla ilgili risklere yatkın hale getirir. Ayrıca yaşanan ilk cinsel ilişki yaşı, cinsellik ve üreme sağlığını etkileyen önemli etmenlerden biridir.

 

İlk cinsel ilişkinin ne zaman yaşandığı birden çok faktörden etkilenir:

 

● Ergenliğin zamanlaması gibi biyolojik faktörler
● Kişilik gibi psikososyal özellikler
● Cinsel yaşantının anlamına ilişkin cinsiyete özgü normlar gibi sosyokültürel faktörler
● Dine bağlılık
● Akran etkileri
● Aile etkileri

Ülkemizde cinsel aktiviteye başlama yaşı düşmektedir. Türkiye’de yapılan çeşitli çalışmalarda kızların ilk cinsel ilişki yaşı ortalama 17 olarak bulunmuştur. Yapılan 177 araştırmadan elde edilen verileri erkeklerin kadınlara kıyasla önemli ölçüde daha genç yaşta ilk ilişkiye girdiklerini ve ergenlik çağında daha fazla cinsel aktivitede bulunduklarını bildirirken son 50 yılda ortalama ilk cinsel ilişki yaşındaki düşüşün kadınlarda daha belirgin olduğunu göstermektedir.

 

İlk Kez Cinsel İlişkiye Girecekler için Önemli Noktalar

 

İlk kez cinsel birliktelik yaşamak çoğumuz için önemli bir andır. Kendi bedeniniz hakkında

daha derin bir anlayışa sahip olmanızı sağlayabilir ve partnerinizle sizi daha da yakınlaştırabilir. Bu deneyimi siz ve partneriniz için daha sağlıklı hale getirmek için dikkate almak isteyebileceğiniz bazı konuları sizin için listeledik.

 

1. Onay alın ve saygı gösterin.

 

İlk kez, son kez veya aradaki herhangi bir zamanda cinsel ilişkinin en önemli kısmı rıza ve

karşılıklı saygıdır. Eğer herhangi bir noktada kendinizi güvensiz hissediyorsanız veya rızanızı geri çekiyorsanız, durmak sizin hakkınızdır ve bu durumu net bir şekilde ifade etmelisiniz. Hayır; hayır demektir, durmak; durmak demektir. Partnerinizin bunu anladığından ve saygı duyduğundan emin olun.

 

2. Güvenlik!

 

Cinsel ilişkiye girmeden önce korunmanın önemi oldukça büyük. Korunmasız cinsel ilişki, cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve istenmeyen gebeliklere neden olabilir. Budurumlar, kişinin fiziksel ve duygusal sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir kısmı antibiyotiklerle tedavi edilebilirken, bazıları tedavi edilemez ve uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, koruyucu yöntemler kullanarak cinsel sağlık ve güvenlik konusunda bilinçli olmak önemlidir.

 

3. Beklentileri gerçekçi tutun ve iletişim kurun.

 

İlk kez cinsel ilişkiye girerken beklentilerinizi gerçekçi tutmak önemlidir. İlk deneyim genellikle heyecan ve biraz gerginlik içerebilir. Kendinizi rahat hissetmek için zaman vermek ve sabırlı olmak önemlidir. Mükemmel olması beklenmemelidir çünkü bu yeni bir deneyimdir ve öğrenme süreci içerir. En o önemli faktörlerden biri, partnerinizle iletişim halinde olmak ve hissettiklerinizi paylaşmaktır.

 

4. Yardımcı ürünleri yanınızda bulundurun.

 

Cinsel ilişkiye hazırlanırken detayları gözden kaçırmamak önemli. Prezervatif gibi koruyucu

ürünlerin yanı sıra, ihtiyaç duyabileceğiniz kayganlaştırıcı veya diğer ürünleri de yanınızda

bulundurmak önemlidir. Hazırlıklı olmak, daha rahat ve güvende hissetmenizi sağlar.

 

5. Penetrasyon öncesini uzun tütün.

 

Penetrasyon öncesinde uzun bir süre boyunca birbirinizi keşfetmek, dokunmak, öpüşmek ve bedenlerinizi birbirinize adapte etmek, daha rahat ve keyifli bir deneyim yaşamanızı sağlar. Bu şekilde bedeniniz bir sonraki adıma hazırlanırken sağlıklı tepkiler verir. Acele etmeden, gereken zamanı tanıyarak ilerlemek önemlidir.

 

6. Orgazm hakkında bilgi edinin.

 

Belki de ilk kez cinsel ilişki yaşarken orgazma ulaşamayabilirsiniz. Bu tamamen normaldir ve ne sizin ne de partnerinizin yanlış bir şey yaptığı anlamına gelir. Her bireyin cinsel deneyimi farklıdır ve orgazm olma konusunda her zaman birinci denemede başarı beklemek gerçekçi olmayabilir. En önemli şey cinsel birliktelikten zevk almanız, birlikte olma hissini keşfetmeniz ve bunu en rahat halinizle yapmanızdır.

 

Ailenin etkileri

Gençlerde ilk cinsel ilişki üzerinde etkili olduğu gösterilen aile özellikleri arasında

 

● Ebeveyn özellikleri (aile yapısı, eğitim, şiddet/istismar düzeyi, ekonomik durum)
● Ebeveyn-ergen ilişkileri (bağlılık, denetim, iletişim, özerklik)
● Aile üyelerinin tutum ve değerleri (din, cinsiyete yönelik tutumlar)

 

yer almaktadır. Ergenler ebeveyn desteğine sahip olduklarını algıladıklarında, cinsel aktivitenin başlangıcında bir gecikme görülmektedir. Ayrıca yüksek anne-çocuk bağlılığının ortaokul öğrencileri için ilk cinsellikte gecikme ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu bildirmiştir.

 

Karşılaştırma yapıldığında, hem erkek hem de kız çocuklarının cinsel davranışlarıyla ilgili olarak annenin etkisi babanınkinden daha ağır basmaktadır. Ergenler annelerini ne kadar onaylamaz olarak algılarlarsa, erken ilk cinsel ilişkiyaşama olasılıkları o kadar azalmaktadır. Babanın evlilik öncesi cinsel ilişkiyi onaylamadığı algısı da aynı şekilde cinsel ilişkiye başlama yaşını arttırmaktadır. Yüksek düzeyde ebeveyn denetimi, cinsel ilişkinin daha geç başlamasıyla ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, aşırı ebeveyn kontrolü geri tepebilir ve erken cinsel ilişkiye girmeye ve riskli cinsel davranışlara yol açabilir.

 

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri

 

Cinsel ilişkinin gençler arasında erken yaşta başlaması ile birlikte bu yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskleri de önemli ölçüde yükselmektedir. Önlem alınmadığı zaman sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar:

 

● Bel soğukluğu (Gonore)
● Frengi (Sfiliz)
● Üretrit (Klamidya, Mikoplazma/Üreaplazma)
● Siğil (Kondülom=HPV)
● Uçuk (Herpes enfeksiyonu=HSV)
● Hepatit (Hepatit B ve Hepatit C virüsleri)
● AIDS (HIV enfeksiyonu)
● Trikomonas

 

Farklı çalışmalar cinsel olarak aktif bir grup insanlar arasında cinsel yolla bulaşan enfeksiyon görülme oranının gençlerde en yüksek olduğunu bildirilmektedir. Bu nedenle gençlere yönelik korunma ve doğum kontrol yöntemleri konusunda verilen eğitimler önemli bir noktada durmaktadır. Son 40 yılda ilk cinsel ilişki de doğum kontrol yöntemleri kullanımında önemli artışlar olmuştur. Yakın zamanda ilk kez vajinal ilişkiye giren katılımcıların 50 yıl önceye kıyasla bir tür doğum kontrol yöntemi kullandıklarını bildirme olasılıkları daha yüksektir.

 

Bireylerin özellikle ilk cinsel ilişki davranışını prezervatif kullanmadan yaşamış olmaları prezervatife karşı bir önyargı beslemelerine ve tüm riskleri bilmelerine rağmen prezervatif kullanmadan cinsel yaşamlarını devam etmelerine neden olabilmektedir. İlk cinsel ilişki de prezervatif kullanan bireylerde güvenli cinsel davranışlar daha kolay içselleştirilebilirken güvenli cinsel davranışları kazanmak yaş ve deneyim arttıkça daha zor olmaktadır. Cinsel eğitimin gençlerin doğum kontrol yöntemleri kararları üzerinde biraz daha etkili olduğu görülmüş, bazı çalışmalar cinsel eğitimin ilk cinsel ilişkide daha fazla doğum kontrol ve korunma yöntemleri kullanımı üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir.

 

Cinsel İlişkiye Girdikten Sonra Bedenim Değişecek Mi?

 

Bir çoğumuz, yaşamımızın bir döneminde yakın çevrenizden veya kulaktan dolma bilgilerle

İlk cinsel ilişkiden sonra vücudun gözle görülür şekilde değişecek!” gibi cümleler duymuş olabiliriz. Bu cümleler özellikle vajinanın ve memelerin değiştiği gibi yanlış inançlardan kaynaklı olabilir.

 

Bedenlerimizde meydana gelen önemli fiziksel değişiklikler hormonların sonucudur.

Özellikle östrojen ve progesteron b değişimlerdeki iki ana karakterdir. Çoğu kişinin

cinsel yaşamına, fiziksel görünümlerinde büyük değişikliklerin olduğu bir aşamada

başladığı unutulmamalıdır ve bu durum, insanların fiziksel değişikliklere tam olarak

neyin sebep olduğu konusunda kafa karışıklığının nedeni olabilir.

 

Cinsel sağlığımız ile ilgili yanlış inanışlar, eksik bilgi veya kültürel farklılıklardan

kaynaklanabilir. Önemli olan, doğru bilgilere ve gerçekçi beklentilere sahip olmaktır.

Cinsellikle ilgili eğitim ve bilgi, bu tür yanlış inançların düzeltilmesine yardımcı olur. Bu,

sağlıklı bir cinsel yaşam için temel bir adımdır.

 

Hymen Yapısı

 

Dış vajinal açıklığın bir kısmını kaplayan, bilinen hiçbir biyolojik işlevi bulunmayan, küçük membran dokusu olan bu yapıya, hymen zarı – kızlık zarı olarak da adlandırılır. – denir.

 

Hymen zarının yırtılması, cinsel ilişkiye girdiğine dair %100doğruluk sağlamaz. Hymen’in değerlendirilmesinin sağlık çerçevesinde hiçbir rolü yoktur.

 

Ancak dünyanın birçok ülkesinde hala bekareti değerlendirmek için hekimler tarafından uygulanan bir yöntemdir. Hymen zarının bekareti temsil ettiği tıbbi olarak doğru değildir. Genç yaşta jimnastik, at biniciligi gibi sporlarla uğraşmak bu yapıyı yırtabilir, hymen zarı esnek bir yapıdır; penetrasyon ile yırtılmayabilir ya da bazı bireylerde hiç olmayabilir.

 

Cinsel ilişki geçmişini değerlendirmek için hekimler tarafından hymen zarının “korunmuş olup olmadığı” incelenir. Her jinekolojik muayenede hymen zarının yapısı değerlendirilmez, sadece sizin rızanız doğrultusunda hareket edilmelidir.

 

Bekaret testi olarak da adlandırılan bu uygulama insan hakları ihlalidir ve uluslararası sağlık örgütleri tarafından kınanan bir değerlendirme yöntemidir.

 

Cinsel eğitimin önemi

 

Yapılan çalışmalar, ilk cinsel ilişkiden önce cinsel eğitimin gençleri riskli cinsel davranışlardan korumaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Yeniliğe, değişime, gelişmeye en açık olan bu yaş grubuna doğru yöntemlerle, doğru yerde, doğru kişilerle ulaşıldığında üreme sağlığı konusunda bireysel faydanın yanı sıra toplumsal gelişmeye de büyük katkı sağlanacaktır. Cinsel sağlık eğitimin başlıca amacı gençlerin yaşamı bilinçli seçeneklerle düzenleyebilmek için seçim yapma özgürlüğünü kullanabilme, yapılan seçimlerin sorumluluğunu alabilme becerilerini kazandırmak ve cinselliğe karşı olumlu bir tutum içinde cinsel kimliğinden hoşnut, beden ve duyguların bilincinde erişkinler olabilmelerini desteklemektir. Gençlerin cinsel ilişki konusunda sorumlu kararlar almaları için gerekli bilgi ve becerilerle donatılması, gençler arasında 750.000’den fazla erken yaşta gebeliğin ve 15-24 yaş arası gençler arasında her yıl meydana gelen yaklaşık 9 milyon cinsel yolla bulaşan hastalık enfeksiyonu vakasının azaltılmasına yardımcı olabilir.

 

Ülkemizde yapılan araştırmalarda çıkan sonuçlarda ailelerin cinselliği konuşmaktan kaçındığı ve gençlerin farklı alanlarda bilgi ihtiyacını giderdiği bulunmuştur. Gençlerin yöneldikleri alanlardan ilki araştırmalara göre arkadaş çevreleridir.

 

Arkadaş çevreleri dışında gençlerin

● %56.2’si kitap,
● %42.4’ü sosyal medya/internet
● %36.2’si aile,
● %11.8’i konferans/seminer
● %7.4’ü sağlık personelinden cinsel sağlık hakkında bilgi almıştır.

 

Ayrıca uygun içerik tartışılsa da, yapılan birçok çalışmada üniversite öğrencilerinin %65’inin aile planlaması eğitimini orta ve lise öğrenimi döneminde okulda verilmesi gerektiği görüşünde olduğu bulunmuştur. İstanbul’da üç eğitim fakültesinde yapılan araştırmada öğrencilerin sadece %15.1’i kendi cinsel sağlık bilgisini yeterli bulmuştur. Genellikle en dezavantajlı olarak kabul edilen nüfus grupları için cinsel eğitim en faydalı gibi görünmektedir. Cinsel eğitim okullarda, toplum merkezlerinde ve aile içinde uygulanmalı ve en etkili olabilmesi için gençler ilk kez cinsel ilişkiye girmeden önce verilmelidir.

 

Kaynaklar

 

Adamczyk, A., ve Hayes, B. E. (2012). Religion and sexualbehaviors: Understanding the influence of Islamic culturesand religious affiliation for explaining sex outside of marriage. American Sociological Review, 77(5), 723-746.https://doi.org/10.1177/0003122412458672

 

Beck, S. H., Cole, B. S., ve Hammond, J. A. (1991). Religiousheritage and premarital sex: Evidence from a national sampleof young adults. Journal for the Scientific Study of Religion, 30(2),173-180. https://doi.org/10.2307/1387211

 

Biri A, Korucuoğlu Ü ve Şimşek Ç. (2005). Adölesan kızların cinsel bilgi gereksinim durumlarının belirlenmesi. 4. Uluslararası Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması Kongresi Kitabı. Ankara, 317-18.

 

Debby Herbenick, Tsung-Chieh (Jane) Fu, Jennifer Arter, Stephanie A. Sanders ve Brian Dodge (2018). Women’sExperiences With Genital Touching, Sexual Pleasure, andOrgasm: Results From a U.S. Probability Sample of WomenAges 18 to 94, Journal of Sex & Marital Therapy, 44(2), 201-212. https://doi.org/10.1080/0092623X.2017.1346530

 

Giray, H., ve Kılıç, B. (2004). Bekar kadınlar ve üreme sağlığı. Sted, 13(8), 286-289.

 

Holland, J., Ramazanoglu, C., Sharpe, S., ve Thomson, R. (2010). Deconstructing virginity—young people’s accounts of first sex. Sexual and Relationship Therapy, 25(3), 351-362.https://doi.org/10.1080/14681990050109827

 

Kaya, F., Serin, Ö., ve Genç, A. (2007). Eğitim fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin cinsel yaşamlarına ilişkin yaklaşımlarının belirlenmesi. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni, 6(6), 441-448.

 

McNeely, C., Shew, M. L., Beuhring, T., Sieving, R., Miller, B. C., ve Blum, R. W. (2002). Mothers’ influence on thetiming of first sex among 14 and 15 year olds. Journal of adolescent health, 31(3), 256-265.https://doi.org/10.1016/S1054-139X(02)00350-6

Mishori R, Ferdowsian H, Naimer K, Volpellier M, McHale T. The little tissue that couldn’t – dispelling myths about theHymen’s role in determining sexual history and assault.(2019) Reprod Health.

 

Mueller, T. E., Gavin, L. E., ve Kulkarni, A. (2008). Theassociation between sex education and youth’s engagement in sexual intercourse, age at first intercourse, and birth controluse at first sex. Journal of adolescent health, 42(1), 89-96.https://doi.org/10.1016/j.jadohealth.2007.08.002

 

Rissel, C. E., Richters, J., Grulich, A. E., De Visser, R. O., ve Smith, A. M. (2003). Sex in Australia: first experiences of vaginal intercourse and oral sex among a representativesample of adults. Australian and New Zealand journal of public health, 27(2), 131-137. https://doi.org/10.1111/j.1467-842x.2003.tb00800.x

Rowland, David and Gutierrez, Brittany R., “Phases of theSexual Response Cycle” (2017). Psychology FacultyPublications. 62

 

Sakallı, N., Karakurt, G., ve Uğurlu, O. (2012). Evlilik öncesi yaşanan cinsel ilişkiye ve kadınların evlilik öncesi cinsel ilişkide bulunmasına karşı tutumlar. Psikoloji Çalışmaları, 22, 15-29.

 

Sieving, R. E., McNeely, C. S., & Blum, R. W. (2000). Maternal expectations, mother-child connectedness, andadolescent sexual debut. Archives of Pediatrics & AdolescentMedicine, 154(8), 809-816.https://doi.org/10.1001/archpedi.154.8.809

 

Yazarlar:

İlyada Eylül Hatay

Miray Çapkur

Vildan Emeksiz

 

 

İllüstrasyon/Çizimler

İlyada Eylül Hatay

Yorum Bırak